Bakanı Yıldız 'Uluslararası Enerji Ajansı Türkiye Enerji İncelemesi Kitap Tanıtımı'na Katıldı

Haber Tarihi : 23.07.2010 16:09:38 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin (AB) doğalgaz arz güvenliği ile ilgili politika üretirken enerji başlığının açılmamış olmasını hak etmediğini belirterek, "Türkiye özellikle enerji sektöründe AB'ye girmeyi çoktan hak etmiş durumda" dedi
A +   A -

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin (AB) doğalgaz arz güvenliği ile ilgili politika üretirken enerji başlığının açılmamış olmasını hak etmediğini belirterek, "Türkiye özellikle enerji sektöründe AB'ye girmeyi çoktan hak etmiş durumda" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Nobou Tanaka'nın da katılımıyla 'Uluslararası Enerji Ajansı Türkiye Enerji İncelemesi Kitap Tanıtımı'na katıldı. Burada konuşan Bakan Yıldız, en önemli konunun ortak hedef doğrultusunda kitapçığın eleştirilmesi olduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı'nın enerji güvenliği, çevre kontrolü, emisyon, rekabetçi ortam ve daha iyi gelecek gibi konu başlıkları olduğunu belirten Yıldız, enerji güvenliği ve yenilenebilir enerji
ile nükleer enerjinin ön plana çıktığının görüldüğünü kaydetti. Yıldız, elektrik tüketiminin yüzde 13 arttığına dikkat çekerek, ABD, Japonya ve Fransa'nın dünyadaki nükleer santrallerin yarısına sahip olması ve Çin ile Hindistan'ın 8-10 katına kadar nükleer santrallerde büyüme hedefi koymuş olmasının son derece manidar olduğunu ifade etti. Bakan Yıldız, "Ülkemizde özellikle çevre ile ilgili hassasiyetleri bizim daha iyi izlememiz gerekiyor. Yenilenebilir enerjide geldiğimiz yer ve koyduğumuz hedefler
Uluslararası Enerji Ajansı tarafından takdir edilmiş olması bizim için sevindiricidir. Bin megavatlık rüzgar santrali ile ilgili üretim var. 2020'ye kadar 20 bin megavata hedef koyması Türkiye'nin son derece önemlidir. Yine yenilenebilir ve enerji kaynakları HES, RES; güneş, jeotermal gibi enerji kaynaklarında yüzde 30'lara 2023'te ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Yenilenebilir enerji kaynağının Amerika ve Avrupa'nın üzerinde olduğunu belirten Yıldız, yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili portföyün yüzde 19 ila 21 olduğunu söyledi.
Yıldız, enerji taşıma ücretlerinin dünya ortalamasında olduğunu, teyit için ise Kerkük-Yumurtalık, Bakü-Tiflis, Mavi Akım projelerine bakılması gerektiğini söyledi.
Bakan Yıldız, ABD Eximbank ile yapılan 1 milyar dolarlık yenilenebilir enerji ile ilgili zaptı hatırlatarak, "1 milyar dolarlık anlaşma yaptık. Bu anlaşma özellikle Türkiye'nin ilk anda 13 bin megavatlık ihtiyacını karşılayacaktır. Bunların 5 milyar dolara çıkartılması yönünde prensip anlaşmasına vardık" dedi.
Yıldız, nükleer enerjiyi destekleyenler ile yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleyenlerin aynı olduğunu söyleyerek, "Nükleer enerji santralini bir tabana oturtursunuz" diye konuştu. Bunun üzerine rüzgar ve güneş santrallerinin monte edildiğini ve kamu yavaş yavaş çekilirken özel sektörün devreyle girdiğini ifade eden Bakan Yıldız, "Hedeflerimiz kamunun daha önce çekildiği, bunun yerine özel sektörün geçtiği bir ortam yaratmak. 2011'de 6 milyar metreküplük doğalgazı özel sektöre devredeceğiz. Kamu
kaynakları makul ölçüde özel sektörle paylaşılmalı, özel sektörün kar edebilmesi sağlanmalı" şeklinde konuştu.
Yıldız, Türkiye'nin nükleer enerji ile diğer enerji kaynaklarını kullandığı bir enerji politikası öngördüğünü söyleyerek, taviz vermeden yola devam etmeleri gerektiğini belirtti. Yıldız, Türkiye'nin AB doğalgaz arz güvenliği ile ilgili politika üretirken enerji başlığının açılmamış olmasını hak etmediğini de ifade ederek, "Türkiye özellikle enerji sektöründe AB'ye girmeyi çoktan hak etmiş durumda. Fakat bildiğiniz gibi enerji sektörü zaman zaman uluslararası siyasetin üzerinde, zaman zaman da uluslararası
siyaset enerji sektörünün üzerinde yük oluşturmuştur. Dünyadaki uluslararası ilişkilere baktığınızda bunu görmüş olursunuz. Ben AB'deki enerji başlığının açılmamış olmasının AB içerisindeki bir siyaset dizayn yanlışlığından kaynaklandığına inanıyorum. Türkiye hem AB ülkeleriyle alakalı çözüm üretecek hem de enerji başlığının açılıp açılmamasıyla alakalı bir pozisyonla karşı karşıya kalacak, Türkiye bunu hak etmiyor" dedi.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Nabou Tanaka ise, Uluslararası Enerji Ajansı'nın üye ülkelerce paylaşılan ortak amaçlar doğrultusunda 4-5 yılda bir ülkelerin enerji sektörü, ekonomik büyümeleri ve çevre sürdürülebilirliğini incelediğini söyledi. Tanaka, global enerjide tahminen 2050'ye kadar dünyada enerji talebinin artacağını, ancak bunun sürdürülebilir olmadığını söyleyerek, enerji alanında 46 trilyon dolar yatırıma ihtiyaç olduğunu kaydetti. Tanaka, nükleer ve yenilebilir enerji kaynaklarına
talebin artacağını, enerji maliyetlerinin yüzde 10 oranında artacağını belirtti. Türkiye'de ise enerji talebinin yıllar geçtikçe artacağını ve bunun da Türk insanının erişilebilir ve sürdürülebilir gelişmesini sağlayacağını ifade eden Tanaka, enerji sektörünün bazı zorluklar yaşadığını vurguladı. Enerji yatırımlarının enerji arzında sıkıntı yaşanmaması için arttırılması gerektiğini belirten Tanaka, ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması için bunun gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de enerjiye olan talebin yılda yüzde 9 arttığını ve büyümenin büyük yatırımlar gerektirdiğini belirten Tanaka, Uluslararası Enerji Ajansı'nın Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik ettiğini, yenilenebilir enerji kaynağı olarak nükleer enerji kullanımını desteklediklerini söyledi. Tanaka, Türkiye'de hükümetin yaptığı çalışmaları görmekten mutlu olduklarını da belirtti.
Tanaka, doğalgazın Türk endüstrisi için ehemmiyeti olduğunu belirterek, Botaş'ın pazar gücünün azaltılması ve bağımsız bir taşıyıcı kurulması önerisinde bulundu. Tanaka, boru hatları güvenliğini hükümetçe sağlaması, emisyon gazlarının azaltılması ve ekonomik büyüme için çalışmaların devam etmesi gerektiğini söyledi.
Enerji Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Vekili Mustafa Çetin ise, Türkiye'de hızla büyüyen bir artışın olduğunu ve yatırım ihtiyacının doğduğunu belirterek, 2009 sonunda talep artışını yüzde 4 olarak tahmin ettiklerini, fakat bunun Haziran ayı sonunda yüzde 10, Temmuz ayında da yüzde 13'ler civarında olacağını kaydetti. Çin'den sonra talep artışının dünya genelinde 2. olduğunu ve gelecek 10 yılda talep artışının 2 katına çıkmasının öngörüldüğünü ifade eden Çetin, özel sektör payının artarak, kamu
payının azalacağını, bakanlık olarak çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.
(AUÖ-CC-E)


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !